Büyükbaş Kurbanlıklar
- Dana
- Tosun
- Düve
Küçükbaş Kurbanlıklar
- Koyun
- Koç
- Keçi
Özellikler
- Canlı kilo ve fiyat bilgisi
- Online rezervasyon ve seçim
- Vekaletle kesim hizmeti
- Veteriner onaylı ve sağlıklı kurbanlıklar
Kurban, kelime anlamı itibarıyla “yakınlaşmak” demektir. Dini bağlamda ise Allah’a yaklaşmak niyetiyle belirli şartları taşıyan hayvanların usulüne uygun şekilde kesilmesi anlamını taşır. Kurban, Hz. İbrahim’in teslimiyetini ve Hz. İsmail’in sadakatini sembolize eden derin bir ibadettir.
Aynı zamanda İslam’ın özünde yer alan paylaşma, takva ve tevekkül kavramlarını da içerisinde barındırır. Kurban ibadetinin birden fazla türü vardır ve her biri farklı durumlarda, farklı niyetlerle yerine getirilir.
Vacip kurban; Kurban Bayramı günlerinde, belirli şartları taşıyan Müslümanların kesmekle yükümlü olduğu kurbandır. Hanefi mezhebine göre vacip kabul edilen bu ibadet, diğer mezheplerde sünnet-i müekkede olarak değerlendirilir.
Vacip kurbanın kesilebilmesi için kişinin akıl baliğ olması, mukim olması ve temel ihtiyaçları dışında nisap miktarı mala sahip olması gerekir. Kurban Bayramı’nın ilk üç günü içerisinde, güneş doğduktan sonra kesilmesi caiz olan vacip kurban ile kişi, Allah’a olan kulluğunu ifade eder. Aynı zamanda fakirlere de ikramda bulunur.
Adak kurbanı, kişinin bir dileğinin gerçekleşmesi durumunda Allah’a bir kurban kesmeyi adaması sonucu yerine getirmesi gereken bir ibadettir. Bu tür kurban, kişinin kendi iradesiyle yüklenmiş olduğu bir borç gibidir.
Adak Kurbanlık kesildiğinde etinden kişinin kendisi, eşi, çocukları veya anne-babası yiyemez. Tamamı fakirlere dağıtılmak zorundadır. Kişi, adak kurbanını yerine getirmeden vefat ederse varislerinin onun adına bu adağı yerine getirmesi uygun görülür.
Akika kurbanı, yeni doğan çocuk için kesilen bir şükür kurbanıdır. Hz. Peygamber’in torunları Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin için akika kurbanı kestiği rivayet edilmiş ve bu uygulama ümmete tavsiye edilmiştir.
Akika kurbanının doğumdan itibaren yedinci gün kesilmesi sünnettir. Fakat maddi imkânlar el vermiyorsa ilerleyen zamanlarda da kesilebilir. Akika kurbanı erkek çocuk için iki, kız çocuk için bir koyun olarak önerilmiştir. Kesilen et, fakirlere dağıtılabilir. Ev halkı da akika kurbanı etinden tüketebilir.
Şükür kurbanı, kişinin Allah’tan gördüğü bir nimet karşısında şükran ifadesi olarak kestiği kurbandır. Bir evlat sahibi olmak, hastalıktan kurtulmak, kazadan korunmak veya maddi bir bolluğa erişmek gibi olaylar neticesinde şükür kurbanı kesilebilir.
Şükür kurbanı kesilmesi mecburi değildir. Ancak kalpten gelen bir minnettarlığın ifadesi olması sebebiyle kişinin manevî yönünü besler. Şükür kurbanının eti, ihtiyaç sahipleriyle paylaşılır. Kurbanı kesen kişi ve ailesi de yiyebilir.
Hedy kurbanı, hac ve umre ibadeti esnasında kesilen kurbanlardır. Hacda temettü veya kıran şeklinde ihrama giren kimseler bu kurbanı kesmekle yükümlüdür. Aynı zamanda hac ibadeti esnasında yapılan bir kusur veya ihlal durumunda da ceza mahiyetinde hedy kurbanı kesilir.
Hedy kurbanı, Mekke sınırları içinde ve belirli günlerde kesilmelidir. Bu kurban türü sadece hac ve umreye mahsus olup diğer kurbanlardan farklı bir dini bağlam taşır.
Nafile kurban, herhangi bir zorunluluk olmaksızın sadece Allah rızası için kesilen kurbandır. Kişinin gönlünden gelen bir yakınlaşma niyetiyle yerine getirilir. Ramazan Bayramı’nda, kandil gecelerinde, sevinçli bir olayın ardından ya da herhangi bir hayırlı iş öncesi kesilebilir. Nafile kurbanın etinden hem bağışlayan kişi hem ailesi hem de yoksullar faydalanabilir.
Ceza kurbanı, hac esnasında belirli kurallara uymayan kişilerin bu kusurlarını telafi etmek amacıyla kestikleri kurban türüdür. Örneğin ihramlıyken tıraş olmak, tırnak kesmek, güzel koku sürmek veya avlanmak gibi fiiller birer ihram yasağıdır. Bu yasaklara uyulmaması durumunda ceza olarak kurban kesmek gerekir.
Bu kurban da hedy kurbanı gibi yalnızca Mekke bölgesinde kesilir. Hac yolculuğuna çıkan kişilerin bu kurban türüne hazırlıklı olmaları tavsiye edilir.
Kefaret kurbanı, belirli dinî hükümler çiğnendiği zamanlarda yapılan hatayı telafi etmek amacıyla kesilen kurbanlardır. Oruç kefareti ya da yemin kefareti gibi durumlar karşısında fidye verilemediği takdirde kurban kesilmesi gerekir.
Kefaret kurbanının etinden kişinin kendisi ve ailesi faydalanamaz. Tüm et yoksullara dağıtılmak zorundadır. Bu yönüyle adak kurbanına benzer.
Bazı kurban türleri birden fazla kişi tarafından kesilebilir. Özellikle büyükbaş hayvanlarda bu uygulama yaygındır. Yedi kişiye kadar hisseli kurban kesmek mümkündür. Ancak her bir hissedarın niyeti ibadet olmalıdır. Aralarında et paylaşımı amacıyla yapılan ortaklıklar caiz değildir.
Kurban Bayramı’nda sıkça başvurulan ortak kurban yöntemi, hem ekonomik hem de toplumsal dayanışmayı güçlendiren bir ibadet biçimidir.